Ceyda ARAP

1987 yılının ekim ayında Lefkoşa’da ailemin altıncı ve son çocuğu olarak dünaya geldim. Çocukluğum, evimiz Taşkent’te olduğu için Taşkent köyünde geçti. 1974 yılında büyük badireler atlatan Taşkent köylüleri buraya göçmen olarak gelmişlerdi. Köyün tüm erkekleri Rumlar tarafından toplanım katledilmişti. Geriye kalan köylülerin tekrardan düzen kurmaları burada uzun zaman almıştı. Köyümüzde önceleri iki ilkokul açılmıştı. Ancak öğrenci azlığından sayı bir okula düşürülmüş ve bütün köyün çocukları sadece iki öğretmeni olan küçük ve şirin bu ilkokulda okumuştu. Sadece köylü çocukların olduğu ve iki köylü öğretmenin tüm dersleri verdiği bu okulda okumayı bir sonraki okullarımla kıyasladığımda paha biçilmezdi. Kırsal kesimlerdeki okulların merkezileştirilmesiyle Taşkent İlkoukulu kapatılmış ve tüm öğrenciler köyümüze yakın olan Haspolat İlkokuluna taşınmıştı. İkinci ve üçüncü sınıfı orada okurken yeni bir düzenleme yapılmış ve Taşkentli öğrencileri köyümüze yakın olan Dikmen İlkokuluna taşıma kararı alınmıştır. Bu nedenle ilkokulun son iki yılını da Dikmen İlkokulunda okuyup birçok okul değiştirmenin hem avantajlarını hem de dezavantajlarını o yaşlarda yaşamış oldum.

Ortaokulu Şht. Hüseyin Rusa Ortaokulunda, liseyi ise Lefkoşa Türk Lisesinin sosyal bölümünde okudum. 2009 yılının haziran ayında liseden mezun olurken eğitim yıllarmın arasında en güzel yılların bittiğinin burukluğunu yaşadım. Bir yandan da çocukluğumdan itibaren hayalini kurduğum öğretmenlik mesleğinin ilk adımlarını da atacağım için mutluydum. Kardeşlerimin arasında üç abim de öğretmen oldukları için onların öğrencilerine hazırlamış oldukları çalışma yapraklarını görerek ve özenerek büyüdüm. Bu durumdan aşılanmış olacağım ki liseden mezun olduğumda aklımda öğretmenlikten başka bir meslek yoktu. O yıllarda hem eğitimi kaliteli olduğundan hem de yaşadığım yere yakın olduğundan üniversite tercihim Yakın Doğu Üniversitesi oldu. İleride öğretmenlik mesleğimi yaparken hayalim hep küçük yaştaki çocuklara hitap etmekti.

Ancak okumak istediğim Sınıf Öğretmenliği Bölümü henüz açılmamış, Türkçe Öğretmenliği Bölümü de yeni bir bölüm olduğu için henüz YÖK tarafından kabul görmemişti. Bu nedenle üniversiteye yazılırken hayalini kurduğum bölümlere değil de benim için ikinci plan da olan Hukuk Fakültesine yazılmak durumunda kaldım. Üniversite eğitimimin bir yılını Hukuk Fakültesinde geçirdim. Bu sırada Türkçe Öğretmenliği Bölümü YÖK tarafından kabul görünce hayalimdeki meslek için bölümümü değiştirdim. Atatürk Eğitim Fakültesi, Türkçe Öğretmenliği Bölümü benim için, amacımı gerçekleştirebileceğim için zevkli bir süreçti. Kaliteli öğretim görevlilerinden ders almanın, kendimi en iyi şekilde geliştirmenin yanında güzel arkadaşlıklar da edindim. Ki, bu arkadaşlarımla yıllar sonra meslek hayatımda da birlikte çalışmanın güzelliğini de yaşadım.

Eğitim hayatım boyunca kendimi geliştirmek adına çeşitli konferans ve seminerlere katıldım. Bölümümüz içerisinde gerçekleştirilen program ve aktivitelerde aktif olarak görev aldım. Eğitim programımız gereğince stajlarımın birincisini, ortaokulu okuduğum Şht. Hüseyin Ruso Ortaokulunda; ikincisini ise Yakın Doğu Kolejinin, ortaokul bölümünde tamamladım. 2009 yılında okumuş olduğum ilgili bölümden bölüm birincisi olarak mezun oldum.

Aynı yıl son stajımı yapmış olduğum Yakın Doğu Kolejine iş başvurusunda bulundum. 2009 yılının eylül ayında Yakın Doğu Koleji Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretmen olarak göreve başaldım. 2009 yılından itibaren bölüm içerisinde; şiir dinletisi, tiyatro, aytışma ve dergi yazısı, idari görevlerde ise; Onur Kurulu ve Disiplin Kurulunda görev alma gibi birçok alanda faaliyet gösterdim.

Halen görevime ilk günün heyecanı, merağı ve meslek sevgisi ile devam etmekteyim.

Evliyim, aileme ve sevdiklerime düşkün birisiyim. Kitap okumayı, yürüyüş yapmayı, evde sinema keyfi yapmayı, doğayla iç içe olmayı, aileme ve arkadaşlarıma elimden geldiğince vakit ayırmayı çok seviyorum.

© Copyright 2018 | Near East Technology