Fahriye Köroğlu

Ben Yeliz Fahriye Köroğlu. 16 ŞUBAT 1991 de Köşklüçiftlikte doğdum. Çocukluğumdan beri, her zaman öğretmen olmak en büyük hayalimdi. Her oynadığım oyunda ben öğretmen olurdum ve öğrencilerim olurdu. Hayatım boyunca öğretmenlerimi her zaman çok sevmişimdir ve her zaman öğretmenlerimi rol model almışımdır. Sanırım bu mesleği seçmemdeki en önemli etkenlerden biri de, öğretmenlerimin benim için çok değerli oluşu ve onların her zaman hayatımda farklı ve özel yerlerde oluşlarıdır.

İlkokulda ve ortaokulda spora ve baleye çok meraklı oluşum oradaki öğretmenlerimle de aramın çok iyi olmasını sağlamıştır. Spor ve okulu bir arada sürdürmek benim için hem daha haz verciydi hemde derslerime daha çok odaklanmamı sağlıyordu.. Lisede şimdi öğretmen olarak çalıştığım Yakın Doğu Kolejindeydi. Yakın doğu Koleji hayatımın dönüm noktası olmuştur. Yakın Doğu Kolejide geçirdiğim yıllar hayatımın en güzel ve en özel dönemleri olmuştur. Şu an sahip olduğum en sağlam dostlarım Yakın doğu Kolejinde temellerini attığım dostluklar olmuştur. Şimdiki iş arkadaşlarım ise en çok sevdiğim ve beni okutan okutmayan tüm değerli lise hocalarımdır.

Lisede her zaman çok sevdiğim psikoloji dersi, hem beni etkileyen hemde en çok katılmayı sevdiğim dersti. Çocukluğumuzdaki yaşantımız, deneyimlerimiz gelecekteki hayatımızı nasıl etkiliyor? Aile yapılarımız ve ilerideki okul hayatımızı ve insanlarla kuracağımız ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Agresif olan insanlar arkadaş çevrelerinden nasıl etkileniyor? Yoksa genetik yapılar ve aile düzeni mi bu durumu etkiliyor? Bu sorular lise yıllarımın sonlarına doğru hem arkadaşlarımla tartıştığım hemde kafamı kurcalayan sorular haline dönüşmüştü… Bu merak beni hem insanları daha çok gözlemlemeye hemde hayranı olduğum psikoloji alanına daha da çok yaklaştırmıştı. Artık lisenin sonunda psikoloji okuyacağımdan emindim.

Dört yıllık üniversite hayatım Kıbrısta Yakın Doğu Üniversitesinde geçti. Psikoloji okumak her gün hayatıma farklı ve güzel bir deneyim katıyordu. Türkiyenin çeşitli üniversitelerinden gelen, ve üniversitemizde bizleri geliştirmeye ve yetiştirmeye meraklı hocalarımız ve professorlerimiz ile dört muhteşem yıl geçirdik. Üniversite hayatım boyunca öğrendiğim bilgilerin sadece kitaplarla sınırlı kalmaması için her zaman çok çabaladım.. Bu yüzden her zaman yaptığım stajlarla ve katıldığım seminerler ve sempozyumlarla kendimi geliştirmeye çalıştım… Her yaz kreşlerde ve okul öncesi kurumlarda çocuklar üzerine gözlem yaptım, ve çalıştığım kurumu deneyimlerimle iyi yerlere taşımaya çalıştım.. Buna ek olarak, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde 2 aya yakın yaprığım staj, kitaplarda gördüğüm patolojik hastaları,delüzyonları ve halüsülasyonlatrı yakından bire bir gözlemleme şansı verdi.. Tüm bunlara ek olarak, etkili iletişim, travma ve tedavisi, erenler ve aileleri, psikanalitik ve psikodrama eğitimleri üzerine birçok seminer ve workshop a katıldım. En önemlisi tiyatro ile psikolojiyi buluşturan psikodrama üzerine aldığım 60 saatlik eğitim beni kendi alanımda daha da geliştirdi..  Üniversite hayatım dört yılın sonunda sona erdiğinde yüksek onur belgesi ile mezun oldum… Artık en sevdiğim ve benim için çok önemli yeri olan bölümüm üzerinde master yapmak için can atıyordum.. Kıbrısta aldığım eğitimi farklı bir ülkeye giderek ve farklı bir eğitim sistemi ile taçlandırmak her zaman hayal ettiğim ve hayatımda amaçladığım durumlardan biriydi.. Mezun olduktan sonra Avrupa Birliğinin verdiği burs sıralamasında ilk sıralardaydım ve master eğitimim Avrupa Birliğinin verdiği maddi destek ile daha da kolay bir hal alacaktı.. Birçok üniversite ile erçekleştirdiğim yazışmalar ve derin araştırmlar sonucunda University of Northampton da Msc. Child and Adolescent Mental Health (çocuk ve ergen ruh sağlığı) üzerine eğitimimi alma kararı aldım.

İngiltere eğitim hayatımın mükemmel bir dönüm noktasıydı, farklı ülkelerden gelen insanlarla tanışmak farklı dil, din ve kültürü tanımak beni ve psikolojiye olan sevdamı daha da genişletti ve büyüttü.. İngiltrede farklı vakalar üzerinde farklı tedavi seçenekleri (sistemik, bilişsel davranışçı, çözüm odaklı, gestalt, psikanalitik, oyun odaklı bilişsel davranışçı ve kreatif terapiler) ile bize vrilen erçek vakaları tedavi ediyorduk. Yani vakaların semptomlarını ve varolan rahatsızlıklarına çözümler üretiyorduk. Bu çözümleri geniş literatür taramaları ve yoğun çalışmakardan sonra yapıyorduk. Buna ek olarak, role play çalışmalarımız oluyordu ve gerçek tedavi-klinik ortamı yaratıp, vakalar üzerinde, danışanlar üzerinde tedavi seçenekleri üretip,klinik ortamda çocuklara,ailelerine ve nasıl davranılması gerektiği üzerine daha da muhteşem deneyimler ediniyordum.. Tüm bunlara ek olarak öğretmen olma sevdam ve isteğim oradada sona ermemişti, çünkü oradada kütüphanede sabahın erken vakitlerine kadar arkadaşlarıma ders anlatmak ve sorunlarına çözüm üretmek en sevdiğim ve beni en çok tatmin eden durumlardan biriydi.. Aldığım master eğitimi bir yıllıktı fakat muhteşem ve dolu dolu geçen bir yıl yaşıyordum.. Tüm bunlara ek olarak sınav stresi olan öğrenciler üzerinde progresif kas rahatlatma teknikleri (progressive muscle relaxation technique) uyguladık(Yunan arkadaşım/meslektaşım ve ben). Bu İngilterede yaşadığım diğer bir muhteşem deneyimdi, çünkü sınav stresi ve kayısı olan öğrencilerin kaygılarını müthiş oranda azaltmıştık ve sınav haftaları çok iyi eçmişti. Buna ek olarak, sınavları çok iyi geçmişti ve kendilerini daha enerjik ve daha iyi hissediyorlardı.. Master hayatımda yaptığım bu araştırma gelecekte yapacağım öğretmenlik mesleği içinde beni geliştiriyordu bunun farkındaydım, çünkü Kıbrısta birçok çocuk ve ergen okullarda kaygı yaşıyor ve gerçek performanslarını buyüzden yansıtamıyorlardı. Yaptığımız araştırma, University of Northampton-çocuk ve ergen ruh sağlığı konferansında sunulmuştuk ve bu benim için çok güzel bir deneyimdi çünkü farklı ülkelerden gelen birçok farklı professor ve doktor a yaptığımız sunumu anlatıyorduk ve bu benim için inanılmaz bir deneyimdi.

Tüm bunlara ek olarak bütün yıl boyunca master eğitimimin en doruk ve önemli noktası olan tez dönemime giriş yapıyordum. Zaten tüm yıl boyunca tez im üzerine çalışmıştım konumu seçmiştim ve sürekli tezimin üzerine de çalışıyordum. Masterimi İngilterede yapıyor olmama rağmen araştırmama katılacak olan katılımcılarımın Kuzey Kıbrıstan olmasını istiyordum çünkü hayal ettiğim mesleğimi kendi ülkemde yapmak istiyordum ve Kuzey Kıbrıstaki çocukların ne yaşadıklarını ve deneyimlerini çok merak ediyordum… eğer Kıbrıstaki çocukalrın neler yaşadıklarını ve deneyimlerini anlarsam onlara hem daha yaralı bir öğretmen olacaktım hemde Milli eğitim Bakanlığının eğitim sistemini daha da genişlemesine ve derinlemesine algılayabilecektim. Tez konum ilkokul 5. Sınıftan orta 1. sınıfa geçerken çocukların ne gibi deneyimler yaşadıklarıydı, bunu merak ediyordum çünkü ortaokuldan liseye geçerken de benzer deneyimler yaşanıyordu ve bu konu daha önce Kuzey Kıbrısta araştırılmamıştı. Bu benim tez konum olmalıydı çünkü ileride hayal ettiğim mesleğimi yani öğretmenliği yaparken bana daha da yardımcı olacaktı ve gençleri daha da iyi anlayabilecektim.

Tez çalışmam için İngiltereden döndüm, Kuzey Kıbrısta Milli eğitimden ve araştırmayı yapacağım okuldan izinleri aldım. Biçok öğrenci ile görüştüm.. Onlara birçok sorunun bulunduğu birkaç sayfalık bir kağıt dağıtmak yerine, onalara hissettiklerini ve deneyimlerini sordum.. Konuşmalarımızı kaydettim ve dinledim, sonrada analiz ettim.. öğrencilerin gözlerinin içine bakarak yaşadıkları korku, hüzün , kayıp, sevinç ve heyecanları onlarla birlikte yaşadım… bu beni adım adım geleceğimdeli müthiş mesleğime daha da yaklaştırıyordu..

Araştırmam sona erdi tezimi teslim ettim ve onur belgesiyle İnilteredeki müthiş deneyimimi bitirdim.. Hüzün, sevinç, heyecan, korku,kaygı, mutluluk, gurur, eğitim, başarı, özlem, hayat sevinci, yeni deneyimlerle dolu bir yıl geçirmiştim…

Tezimi teslim edip, eğitimimi tamamlamıştım fakat hala eğitim benim için bitmek bilmiyordu.. İnilteredeki eğitimimi sonlandırdıktan 1 ay sonra Ankaray Hacettepe üniversitesine eğitim için yine yollara düşmüştüm.. orada aile danışmanlığı üzerine eğitim aldım, çünkü çocuk ve ergen in yanına bir yıldız daha koymam gerekiyordu.. oradaki eğitimimi sonlandırdıktan sonra, Kıbrısa geri döndüm, ve bir kreşte uzman psikolog olarak bir dönem çalıştım.. orada sadece psikolog değildim orada hem öğretmen hem psikolog hemde eğitimciydim.. Eski anaokul öğretmenimin okulunda psikolog olarak çalışmak gurur vericiydi.. çocuk gözlemlkeri yaptım, aileler ile görüştüm ve orada çalışan personele (öğretmenlere) çocuklarla ilgili seminerler ve sunumlar düzenledim. Verdiğim sunumlar (teknoloji ve çocuğu, agresif çocuklar ve başa çıkma yöntemlerini, yemek yemeyen çocuklar ve çözümlerini, çocuklarla etkili iletişimi, sınıf içinde yaratıcı öğrenme tekniklerini, aile ve çocukla etkili iletişimi, çocuklar ve uyku,tuvalet problemlerini, çocuklar ve inatçılık üzerine) ile ilgiliydi. Bu güzel serüven çok güzel ve muhteşem bir deneyim daha edinmemi sağlamıştı. Fakat Fahriye olarak gerçekleştirmek istediğim başka şeyler daha vardı..

Yaz günü telefonuma gelen e-mail hayatımı değiştimişti.. Eskiden okuduğum okuldan gelen email de psikoloji öğretmeni istediklerini ve görüşmeye çağırıldığım yazıyordu.. Bu benim için çok önemli ve özel bir an dı. Bana bu email i yazan da beni lise de okutan öğretmenlerimden biriydi ve bu benim için çok önemliydi..

Eskiden öğrencisi olduğum, kantininde yemek yediğim sınıflarında eğitim gördüğüm kuruma geri döndüm.. ve burada öğretmen olarak işe başladım. Eskiden öğretmenim olan değerli insanlar şimdi hem iş arkadaşım hemde öğretmenim olmaya devam edecekti.. bu yazarak değil, konuşarak değil ancak benimle bu duygguları yaşayan kişilerin anlayabileceği duydgulardı.. Sahip olduğum iş bana sadece güzel iyi bir okulda iş vermedi bana, iyi eğitimli insanlarla bir arada olma şansı verdi, bana öğretmenlik duygusunu,karşılıksız sevgiyi ve hayatımda benimle güzel ışıklı bir yolda yürüyebilecek arkadaşlar verdi.. Bu inanılmaz üzel bir şans ve lütuftu vebim için.. Şimdi öğrencilerimle, eski öğretmenlerimde, evim ve ikinci yuvam diye adlandırdığım yerde eğitim veriyorum hemde hayatta en sevdiğim konularla ilgili ve psikoloji ile ilgili…

Bununla kalmayıp, üniversitede sağlık psikolojisi bölümünde de ders vermeye başaldım.. Oda benim için müthiş ve inanılmaz bir deneyim çünkü ben o sıralarda da öğrenci oldum ve şimdi oradada öğretmenim…

Lisedeki öğrencilerime sosyoloji ve psikoloji dersi verirken bu alanı geniş çaplı bir şekilde ezberci olmadan öğrenerek ve gerçek hayat deneyimleriyle bağdaştırarak kullanmalarını sağlamam en büyük hedefim.. ezberlemeden bilgiyi kalıcı ve kreatif bir şekilde hayatlarına taşımalarını sağlamak diğer önemli hedeflerimden biri.. Hiç bir surette tek doğru olmadığı, araştırmacı ruhuyla herşeyi objektif olarak değerlendirmek, araştıma yapmanın önemi,insan ruhunun ve psikolojisinin değerini öğrencilerime aktarmak en büyük amaçlarımdan biri olacaktır. Öğrenilen bilgiyi kayıtsız, şartsız kabul etmek yerine, sorgulamak ve her açıdan değerlendirme yetisine sahip etmeye çalışmak benim amacım, öğrencilerimle bunu huzur,güven ve sevgi çerçevesinde gerçekleştirmek ise bir takım çalışması gibi hem öğrencilerimin hemde benim amacım olacaktır..

Eğitimci olmak zaman ister, çok çalışmak ister, emek ister ve deneyim ister.. ben daha bu yolun ilk basamağındayım ve öğrencilerimle iyi, güzel, eşitliğin, adaletin, güvenin, bilimin, ilimin ve bilginin ışık saçtığı günlere birlikte yürüyeceğiz…

© Copyright 2018 | Near East Technology