Gizem Akmen

17 Temmuz 1988’de Güzelyurt’ta doğdum. Ailemin ilk ve tek çocuğuyum. Kardeşim olmadı. Dolayısıyla çocukluğum biraz yalnız geçti. Birkaç mahalle arkadaşı ve kuzenlerim sayesinde kardeş eksikliğini hiç hissetmedim. Çocukken yalnız kaldığım zamanlarda büyükbabamın bana yaptırdığı kara tahta karşısında sabahtan akşama kadar öğretmencilik oynadığımı hatırlarım. Üstüm başım tebeşir olurdu. Ve ben bundan büyük zevk alırdım. Bir süre sonra mahallenin tüm çocuklarına öğretmen olmuştum. Nereden bilebilirdim ki bu hayalin bir gün gerçek olacağını?

Daha çok küçükken hedefim belliydi. Bir şeyler öğrenmek, bir şeyler öğretmek beni çok mutlu ediyordu. Ve ne mutlu bana ki bu hayalim gerçek oldu.

Anlatılanlara göre de haylaz bir çocuktum. Yerimde duramazdım. Sürekli birilerini ilişir, hatta ağlatırdım. Çocuk aklı, kalp kırmayı nereden bilebilirdim ki?

Sanırım anaokuluna başlamam bende biraz duraklama dönemi yaşattı. Küçük yaşıma göre büyük olaylara şahit oldum. Annemi az kalsın kaybediyorduk, çok hastaydı. Bana o süre içinde hep anneannem baktı. Anaokulunda sınıfımızda bir çocuk vardı. Çok sessiz, sakindi. Ve bir o kadar da fakir. Beslenme saatlerinde bile yiyecek hiçbir şeyi yoktu. Çantama konulan her şeyimi onunla paylaşırdım. Duyduklarıma göre babası kör bir adamdı. Anneleri de vefat etmişti. Bir de küçük kardeşi vardı. Bir gün çocukları evdeyken evi ateşe vermiş. Çocuklar evden sağ salim çıkmışlar. O günden sonra bir daha da haber alamadım. Çocuk yaşımda beni en çok etkileyen olay buydu. Bugün oldu hâlâ ara ara aklıma gelir.

İlkokulu ilk iki yıl Barış İlkokulunda okuduktan sonra, yeni bir eve taşındık. Evimize yakın olduğu için Kurtuluş İlkokuluna başladım. Burada da üç yıl okudum. Bu süre zarfında, kolej hazırlıkları ağır bir şekilde sürdü. Halk danslarına başladım, okulun halk dansları ekibinde oynadım. Çeşitli gösterilere çıktık. Ayrıca GÜSAD’a başladım ve bu dernekte de oynamaya devam ettim.

Ortaokulu Şehit Turgut Ortaokulunda okudum. İki yıl daha halk danslarına devam ettim. Sekizinci sınıfın başında büyük bir ameliyat geçirdim ve beden eğitimi dahil halk danslarına da katılamadım. Kendimi toparlamam bir yılı aldı.

Liseyi Güzelyurt Kurtuluş Lisesinde okudum. Hedeflerim belliydi. Türkçe öğretmeni olmak en büyük tutkum olmuştu. Hedefim belliydi, bu yolda ilerlemek için bütün çalışmalarımı gerçekleştirdim. Derslerin yanında okulun tiyatrosunda görev aldım. Başrolleri paylaştım. Hayatımın en güzel, en unutulmaz günleriydi. Halk danslarına tekrar başladım. Çeşitli yurtdışı gösterilerimiz oldu. Güzel arkadaşlıklar ve güzel anılar biriktirmeye fırsat buldum.

Yakın Doğu Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Türkçe Öğretmenliği Bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarım sağlam dostluklar kurduğum, acısıyla tatlısıyla hayatı da öğrendiğim yıllarım oldu.

Üniversite yılları süresince Osman Bulun’un Dördüncü Duvar Kültür ve Düşünce Derneğinde tiyatro oynadım. Adamızın çeşitli köylerinde, sahne bulduğumuz her yerde oyunlarımızı oynadık. Bu oyunlardan en anlamlısı ve en değerlisi, Güzelyurt’taki sel felaketinden sonra yardım toplama amacıyla ODTÜ’de sahne almamızdı.

Diplomayı aldığım gün Yakın Doğu Kolejine başvurdum. Birkaç gün sonra arandım ve mülakata geldim. Dünyalar benim olmuştu. Üniversitemin son yılında buraya stajyer olarak geldiğimde ne çok istemiştim burada görev yapmayı. Bu dileğim gerçek oldu. Ümidim yıllar boyunca Yakın Doğu Kolejinde görevimi sürdürmek.

Dördüncü senemi doldurmak üzereyim.

Dört yıl içinde iki kez aytışmada görev aldım ve öğrencilerimi aytışmaya hazırladım. Geçtiğimiz yıl öğrencim Aysel Kutruza, kompozisyon yarışmasında ikinci gelerek beni ve okulumuzu gururlandırdı.

2013 yılında evlendim. 25 Mayıs 2015’te oğlum Armin dünyaya geldi. Ailemle birlikte Güzelyurt’ta yaşıyoruz.

© Copyright 2018 | Near East Technology