Güldem Haktanır

Mayıs 1991 e kadar tek çocuktum. Babamın ve annemin tek kızı. Sonra hayatımıza küçücük bir yürek ama içinde sayısız yeni renkler barındıran güneş girdi. Bunu en çok da ben istemiştim. Ama itiraf etmeliyim ki neredeyse 9 yıla yakın süren tek kişilik saltanatımın sarsılması biraz dokunmuştu. Adı İzlem. O benim ilk göz ağrım, çocukluğumdan sıyrılışım, ilk annelik duygum, kardeşim, canımın parçası ve iyikim.

12 Eylül 1982 de akşam saatlerinde dünyaya gelmişim. Annemle babamın gençlik yıllarının izin verdiği kadar romantik ve platonik başlayan aşklarının ilk meyvesiyim. Bugunlere kadar kocaman bir sevgiyle, ben, kardeşim ve oğlumla besleyerek büyüttükleri evliliklerini ve aile birlikteliklerini bizlere en güzel şekilde yaşatarak aktarmaya çalışmışlardır. Onların cocugu oldugum için kendimi her daim şanslı hissetmişimdir. İlk evimiz çocukluğumun geçtiği ve bir çok güzel hatıralar biriktirdiğimiz evimiz Küçük Kaymaklı’daydı. Annem ve babamın neslinin neredeyse tümünün yaşadığı çok acı savaş, göç, yokluk, zorlukla geçen çocukluklarının ardından, birlikte hayata sıfırdan başlamışlar. Hayal meyal hatırladığım, babamın ilk taşıtı mobileti sonrasın da da cok gürültülü çalışan bir Vos Vos’u vardı. Onlarla yolculuk yapmak çok eğlenceliydi.

**Kreş yılları.. (1983)

Annem kreş öğretmeni olduğundan ilk öğretmenim Annem’di. İlk yaşımı devlete ait kreşde kutladım. Daha sonra annem kendi özel kreşini açtı ve yolumuza orda devam ettik. Benden hep öğretmenin çocuğu olarak bahsedildiğini bir de grup aktivitelerinde genellikle sıranın bana en sonlarda geldiğini hatırlıyorum. Annem beni önplanda tutuyor gibi izlenim yaratmamak adına çabalarken farkında olmadan bana haksızlık ediyordu. Ama ben çocukluk grurumla olgun davranarak sabırla bekliyordum.

**İlkokula başlarken..

Oturduğumuz bölge itibariyle devlet eliyle, ilkokula Şehit Doğan Ahmet İlkokulu’nda başlamak zorunda bırakıldım. Sonrasında yoğun uğraşlarla Şehit Ertuğrul ilkokuluna 2. sınıftan itibaren devam edip, çok stresli gergin bir 5. Sınıf koleje girme yarışı yılı neticesinde ordan mezun oldum. Ancak sınavda hangi bölümde olduğunu bugun pekde net hatırlamadığım 20 soruluk bir bölümde kaydırma yaparak hedefimi gerçekleştirememin verdiği buruklukla ilkokul mezuniyetime sevinememiştim bile. Çünkü bize öyle öğretmişlerdi. Tek amacımız bu olmalıydı. Koleje girmek! Bu stresli yarış ortamı bende ters tepti ve çocuk bünyem bu kadarını kaldırabildi. Hoş hala stresle baş etmenin yollarını tam olarak çözebilmiş değilim aslında. Ama artık kendimi dinlemeyi ve methodlar değiştirip geliştirmeyi biliyorum enazından.

**Ortaöğretim’e geçiş…

Kolej sınavının sonrasında 20 Temmuz Fen Lisesi’ne giriş sınavını kolaylıkla yapıp çok rahat kazandığımı hatırlıyorum. Ve üç yılı orta üç yılı da lise olmak üzere, eğitim, öğrencilik, arkadaşlık, gençlik kavramlarını derinlemesine kavrayacağım yeni bir döneme giriyorum. Geriye dönüp bakınca hep güzel hatırlar, yüzümü gülümseten izler hatırlıyorum. Matematik öğretmeni olmak istediğime bu okulda karar veriyorum. Hayatıma giren onlarca değerli öğretmenlerim sayesinde bu mesleği yapmak istediğimi hissediyorum ve bu uğurda neler yapmam gerekiyorsa elimden geldiğince bunlara konsantre oluyorum. Çok değerli öğretmenlerimden, Fuat Ortaç, Emine Hacışevki, Şifa Özant, Dursun Sönmez, Yasemen Kanlı, Aylin Haktanır, Ayşe Yüksel farklı branşlarda ama ortak amaçtaki güzel eğitimciler sayesinde bu mesleğe dair saygı ve sempatim artarak devam etti. 1999 yılında mezun olurken yine çok stresli bir sınav maratonuna katılıp geleceğime yeni bir yön çizmeye başlıyorum.

**Üniversite yılları başlıyor.

Hayalimde ve hedefimde Ankara veya İzmir’deki bir üniversitede Matematik öğretmenliği ya da alternatif olarak da Çevre Mühendisliği okumak vardı. Bizim zamanımızda ÖSS denilen sınav sistemine göre çalışıp çabalayıp hedeflerime adım adım yaklaşmayı planlıyordum. Bu sisteme göre, aldığımız puanla Rehber öğretmenlerimizin yardımlarıyla tercihler yapıp ÖSYM’ye gönderdik. Yaptığın üniversite ve bölüm tercihlerinden en yukardaki tercihinden başlayarak üniversitelerin kontenjanlarına göre üniversitelere giriş hakkı kazanıyorsun. 16 tercih yazdığımı hatırlıyorum, bunların tümü İzmir yada Ankara Matematik Öğretmenliği. Bir tercih hariç. Dördüncü tercihim. Annemin yoğun ısrarları üzerine ikna olduğum terciğim Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümü. Tek sebebi dayımın kızının da o üniversitede okuyor olmasıydı.

**Hayallerden çok uzak başlayan üniversite yılları..

Puanı oldukça yüksekti. Nasıl olsa kazanamam diyerek yazdığım terciğim hiç beklemediğim şekilde ilk üniversitem ve okumaya aday olduğum bölümüm oldu (1999-2000) . Bir yıllık Çevre Mühendisliği bölümü tecrübem eğitim ve üniversite yönünden çok keyifli ve başarılı geçmişti. Ancak şehre hakim olan toplumsal ve kültürel yapıyla adaptasyon sürecini hayal ettiğimce keyfli geçiremediğimden ve aileme duyduğum özlemden de, üniversiteyi bırakarak ülkeme geri dönüyorum. Eylül 2000’de Doğu Akdeniz Üniversitesi, Uygulamalı Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümüne kayıt olarak 4 yıllık bir süreç neticesinde Haziran 2004’de mezun oluyorum. Mesleki hedefimin Matematik kısmını tamamlamıştım. Öğretmen sıfatı için de almam gereken Eğitim Fakültesi Pedagojik Formasyon Programı amacıyla Yakın Doğu Üniversitesi’nde 2004 yılı Eylül ayı itibariyle öğrenciliğe devam ettim. Ayni zamanda Ekim 2004 tarihinde, KKTC Yayın Yüksek Kurulu bünyesinde Mali işler memuru sıfatıyla da sözleşmeli olarak işe başladım. Eylul 2004- Haziran 2005 döneminde Pedagoji derslerinin tamamını alarak mezun oldum. Ayni zamanda devlet bünyesindeki görevime de devam ediyor ve sosyal çevremizden tanıdığım birçok ortaöğretim öğrencisine derslerinde yardımcı olarak, zaman zaman da bazı dershanelerde görev alarak içimdeki bu özlemi az da olsa tatmin etmeye çalışıyordum. Ama bir zaman sonra bu icraat yeterli gelmiyor ve her sabah işe gitmek için güne başlarken hergün bir öncekinden biraz daha heycansız olduğumu ciddi şekilde hissetmeye başlamıştım. Öğretmen olmak için tek engelim bu iş olmuştu. Devlet güvencesindeki işimden ayrılmak için aileme karşı büyük mücadeleler verdikten sonra bu görevimden 2007 Şubat ayında istifa ediyorum. 2007 Mart-Haziran ayları arasında İngiltere’de Lewis School of English’de kısa süreli General English programı aldım. Orada farklı bir ülkenin ve kültürün de yaşantısını keyifle tecrübe ettim.

Eylül 2007’de halen keyifle icra ettiğim mesleğime profesyonel olarak Yakın Doğu Koleji bünyesinde başladım. İlk günden itibaren sorumlularım ve tecrübeli meslektaşlarım sayesinde okula ve çalışma ortamıma kolayca adapte olurken geçen yıllar neticesinde kendime kattıklarım, yaşadıklarım, paylaşımlarım için hep teşekkür hissettim ve hep iyi ki bu mesleği icra ediyorum dedim.

Haziran 2008 de evlenip, Mart 2016 da yaptığım evlilik birlikteliğinin temellerne olan inancımı kaybettiğimden dolayı boşandım. Bu süreçteki en güzel kazanımım 26 Eylül 2012 tarihinde kucağıma aldığım Oğlum’du, Tevfik. Ona sahip olduktan sonra, gönülden dileyen her kadının annelik duygusunu tatması gerektiğine tüm ruhumla inandım. Şuan tüm hayatım, yarattığım bu küçücük mucizeye endeksli. Onun hayatımıza girmesiyle annem nene, babam dede ve kardeşim teyze oldu. Hepimizin hayatına küçücük sihirli elleriyle dokunup bizleri başka bir masal diyarına taşıdı. Ve bunun için hergün Allah’ıma şükrediyorum şanslı kullarından biri olduğum için.

Her ne kadar başarısız bir evlilik süreci geçirmiş olsam da kendimi bildim bileli önceliğim hep aile birliği ve ailemin bireyleri olmuştur. Hobilerimin başında aile muhabbetleri vardır. Bayramlar da en yaşlı akrabalarımızdan en gencine kadar senede birkaç kez buluşmak, muhabbet etmek ve özlem gidermek, o kalabalık ortamı yaşamaktan çok keyif alırım.

**Hayata renk katan kişisel ilgi alanları..

Vakit buldukça bisiklet sürmek, tiyatro, sinema gibi sanat etkinliklerine izleyici olarak katılmak, en yeniler köşesinden alınmış romanları okumak hobilerim arasındadır. Oğlum büyüdükce onun psikolojik ve bedensel gelişimi konusunda bilinçlenmek için Doğan Cüceloğlu, Robert Mackenzie gibi pediyatrik ve ergen gelişimleri konusunda profosyonel bilgilerini paylaşan yazarların kitaplarıyla da bol bol ilgilenmekteyim. En çok sevdiğim hobilerimden biri de spor. Bedensel ve ruhsal sağlığa koyduğu desteğe inandığımdan hayatım boyunca spor için vakit ayırmışımdır. Sosyal etkinliklere ve projelere katılmak, seyahat ederek farklı ülkelerin farklı insanlarını kültürleri tanımak hayatıma enerji katmaktadır. Hayatı seviyorum, gülmeyi, eğlenmeyi. Hümanist ve evrensel bir insanım, kendini sadece yaşadığı için bile şanslı hissedenlerdenim.

© Copyright 2018 | Near East Technology