Hüseyin Reis

HÜSEYİN REİS ( EN İYİSİNİ YAPABİLMEK)
31 Ağustos 1975 Pazartesi sabahı, saat 09.43’te yedi aylık olarak dünyaya geldim. Yaşam felsefem sürecinde hep aceleci , sabırsız bir insan olarak yaşadım. Eğitim yaşamım boyunca sırasıyla: Şehit Ertuğrul İlkokulu , Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu , Lefkoşa Türk Lisesi , Yakın Doğu Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu bölümünden mezun oldum.
Hayatım boyunca hep çalıştım; en büyük hayalim ise iyi bir tüccar olmaktı. Düşünün yıl 1982, henüz 7 yaşımdayım. Evimizin içerisinde bulunan iki adet wc den birini iptal ederek evin içerisine “Hüso Büfe” adında bir cafe açtım. Evde yaşamakta olan annem,babam ve abime satış yaparak Hüso Büfe’ yi ayakta tutmak için mücadele verdim. Aslında her şeybaşlangıçta çok güzel giderdi. Babam süper müşteri, abim öyle annem öyle ama diğer taraftan babam ve abim veresiye alır (gerçi annem hariç) ve “Aybaşı ödeyeceğiz.”derlerdi. Tabii ben deftere yazardım kim ne alırlarsa. Sonuçta aybaşı babam ve annemden peşin aldığım ödemeleri abimden alamadım. Hüso Büfe iki ay ayakta kaldı ve battı.
Hiçbir zaman içimdeki ticaret aşkı bitmedi. 12 ve 13 yaşlarımda Lefkoşa’nın en canlı caddesi olan Dereboyu’nda mısır satardım. Kazandığım para ile abimin arabasına benzin koyar Bostancı’ ya gider, bir torba iri taneli mısır alırdım. Dönüşte de yol üzerindeki Akdeniz kömürlerinden bir torba kömür alarak Lefkoşa’ ya gelirdim.
Yaşım ondört, Londra’ya teyzemin yanına tatile gittim. (Klâsik her Kıbrıslının bir ailesi orada.) Cebimde 1000 stg bir harçlık. Tabii o zaman stg bu zamanki gibi değerli değildi. Teyzem beni alışverişe götürdüğü zamanlarda ben, toptancıların oldugu bölgede olduğumuzu fark ettiğim anda elimdeki para ile 672 çift baklavalı erkek çorabı alırdım. Bir hafta sonra Kıbrıs’a döner tüm çorapları Peyak Mağzalarına sattığımda 1000 stg nin bana dönüşü 1700 stg olurdu. Londra’ ya tekrar bu sefer 1000 çift çorap almaya gider, hepsini burada yine satıp 2420 stg toplamda param olurdu. Bu ticaretimin üçüncü seferi olamamıştı çünkü okul açılmıştı. Sonuçta yaşamım boyunca iki şey öğrendim. Önce eğitim, sonra ticaret gelir.
Tabi iş hayatım başlamıştı bir defa ben de durmadım. 16 yaşımda ISLAND adında aylık gençlik dergisi çıkarmaya başladım. 8 sayı kadar bu dergi sürdü. Para kazanıyordum ve kazandığım bu paralarla da kendime ve sevdiklerime bir şeyler alıyordum. Bunun mutluluğu iş hayatımda beni her zaman motive etti. Yaşamda eğitimin son derece önemli olduğunu öğrendim. Hayatdaki en önemli kazanımın yabancı dil olduğunu. Hep söylerler “bir dil bir insan” diye. Bence “bir dil, bir yaşam”dır.
Sonra mı ne oldu? Sonrasında Yakın Doğu Ailesi bana kuçak açtı. Burada başladığım öğretmenlik yaşamımda her şeyimi vermem gerekirdi ki bana yakışanı başarabileyim. Hayallerime, hedeflerime hep koştum ve sonuçta da hep başardım. 2000 yılında Kuzey Kıbrıs Otomobil Kurumu Başkanı oldum.İki sene bu görevi yapdım. 2010 yılında Gençlik Güçü Spor Kulubü Başkanı oldum. 64 bin TL borç ile aldığım cami yayı iki sene sonunda lig şampiyonu yaparak ve kasasında +32 bin TL bırakarak görevi devrettim. Yakın Doğu Koleji Beden Eğitimi Bölüm Başkanı oldum ve halen bu görevdeyim. Bu alanda hep en iyi dereceleri almak istedim. Tabii bu süreçte ekip de çok önemli. Bazen başarmak için çevremi, meslektaşlarımı kırdığım olmuştur. Bu arada onlardan da özür dilerim ama sonuçta her zaman zirvede olan Yakın Doğu Koleji olmalıydı. Reisler, Hüseyinler gider, kalıcı olan Yakın Doğu Koleji ve Yakın Doğu Ailesi olur. YDK Beden Eğitimi bölüm başkanı olarak, benim için çok özel başarılar var. Düşünün, her sene en az 20 şampiyonluk. Ortalama 10 ikincilik, 4 veya 5 üçünçülük alıyoruz. Takımsal başarılar ama çok büyük emekler, paylaşımlar. İki tarih var ki unutmak mümkün değil. 30 Mayıs 2013, yer Kayseri Stadı. YDK Atletizim Erkek Takımı ile Türkiye Şampiyonu olduk. Niyazi Serhaner ve Özgür Kıralp Hocalarım ile tüm Türkiye’ nin gözü önünde hıçkıra hıçkıra ağlamak yaşamımda unutmadığım bir andı.
04 Haziran 2014 tarihinde bu sefer İzmir Stadı, YDK Atletizm Kız ve Erkek Takımları olarak Türkiye şampiyonu olduk ve aynı gün tarih de yazıldı çünkü ilk kez Türkiye’de bir okul hem kızlarda, hem erkeklerde Türkiye şampiyonu oldu. Kıbrıs için bu olay bir ilkti. Bu sefer ağlamak yoktu gurur vardı. Bu arada bu güzelliği yaşatan öğretmenlerime ve öğrencilerime sonsuz teşekkür ederim.
Tüm bu spor başarıları devam ederken ticaret yaşamım da devam etti. Bu sefer yer Çin Cumhuriyeti. Artık başarmıştım. 2000 yılında evlendim. Harika bir eşim var. 2003 yılında büyük oğlum Ralf Reis, 2008 yılında Arın Reis doğdu. İki oğlan ile yaşamım devam ederken onlara her zaman abi gibi baba olmaya çalıştım. Yaşamlarında, kendilerine koydukları hedeflerde her zaman yanlarında olmak tek hedefim. 2009 yılında kurmuş olduğum Nicosia Sports Textil Firması ile ticaret hayatım hızla ilerler ve tabii ilk göz ağrım Yakın Doğu Koleji Ailesi’ne en iyisini vermek için mücadeleye devam. Çünkü biz özel bir kolej olarak her zaman en iyisini yapmak durumundayız. Unutmayın, Yakın Doğu Ailesi “buflon” simgesine çok benzer, inatçı olmak ve sonunda başarmak!
Saygılarımla

Hüseyin Reis
Yakın Doğu Koleji
Beden Eğitimi Bölüm Başkanı

© Copyright 2018 | Near East Technology