Salih Zeki Şenkaya

salih1

Kütahya’nın Kaplıca bölgesi Yoncalı Çiftliğinde 16 ocak 1953 yılında doğmuşum. İlkokula kadar Dedemin (Annemin Babası) yanında büyüdüm.  Dedemin erkek çocuğu olmadığından beni özenle büyüttüler. Babam ise 12 yaşındayken yetim kalmış üç kız kardeşiyle. En güzel anılarım ve hayat ile ilgili bilgilerimi dedemin yanında öğrendim. İlkokula başlamadan okumayı – yazmayı ondan öğrendim.  Osmanlıcayı okumayı da ilkokula gitmaden onun yanında öğrenmiştim.  Bitip tükenmek bilmeyen bir azim ve sağlam bir irade sahibiydi dedem.  O da Annesinden öğrenmiş. Dedemin annesi otoriter bir Osmanlı Hanımefendisiymiş.   1469 – 1470 yıllarında Mora Yarımadasının (Yunanistan) Fatih Sultan Mehmet tarafından fethinden sonra Karaman bölgesinden dedelerimizi  Mora’ya İskan ettirmiş Fatih.  Evlad-ı Fatihan olak isimlendirilmişler. 500 sene sonra 1925 te Selanikten tekrar Anadoluya Mubadele anlaşmasıyla göç etmiş dedemler. Babası öldüğünde 11 yaşındaymış dedem. Selanikten Türkiyeye geldiğinde 17 yaşındaymış. O savaş yıllarının acılarını ve hatıralarını hep ilk ağızdan dinledik.

İlk, orta ve Lise’yı (İHL) Kütahya’da okudum. Üniversite giriş sınavına Istanbul da girdim. Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümüne kayıt yaptırdım. Ankara’da Öğrencilik Yıllarımda Ulus, Bahçeli, Emek, Ayrancı semtlerinde kaldım.

Bir Cuma akşamı Nisan ayının ikinci haftasıydı, okuldan çıkınca hafta sonunda ailemle olayım diye doğruca Terminalden otobüse binip Ankara’dan Kütahya’ya  gittim. Babam, annem ve kardeşlerimle özlem gidermek istedim. Cumartesi sabahı beraberce kahvaltı yaptık . Öğlene doğru tur atmak  ve arkadaşlarımla görüşmek için evden ayrılırken babamla tekrar tekrar sarıldık. Ben dışarı çıktım. Öğleden sonra Babam çalıştığı fabrikaya gitmek için ayrılmış. İkindi sularıydı. Lisedeki matematik öğretmenimle karşılaştık. Öğretmenimde olağan dışı bir durgunluk vardı. İstediği halde bana bir şeyi söylemekten çekinir bir hali vardı. Bana “Hemen eve git seni arıyorlar, biraz acele et” demekle yetindi. Eve yaklaştığımda bizim kapıda bir kalabalık görünce koşmaya başladım. Yolu açtılar, eve girdim. Meğer Babam işe giderken Trafik Kazasında hayatını yitirmiş. Yıkıldık…..

Babam 43 yaşındaydı. Dört kardeş yetim kalmıştık. Esasen ekonomik nedenlerden dolayı Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydımı yaptırmamıştım da Ankara’ya gitmiştim. Şimdi daha da yıkılmıştık. Kredi Yurtlar Kurumundan öğrenci bursu alıyordum. Bir taraftan çalışıp bir taraftan da okula devam etmeliydim. 1976 da T.C.Diyanet İşleri başkanlığının imtihanlarına girdim ve kazandım. Din Görevlisi olarak çalışmaya da başladım. Okula da devam ediyordum.

salih5

Ankaranın en karışık yıllarıydı. Anarşi yurdun her sathına yayılmıştı. Her gün ölümler oluyordu okullarda. Zor yıllardı.  17.  07.  1977 de Evlendim. Ekim 1978 de Kızım Ayşe Betül, Ekim 1982 de ise Oğlum Mehmet Numan dünyaya geldi. Şimdi ise ikisi kız ikisi oğlan (Birisi %98 doğuştan özürlü) dört torunum var. Torunlarım gözbebeklerimdir. Ben onları ne kadar çok seviyorsam onlar da birbirlerini o kadar çok severler.

salih2salih3salih4

Okulumu bitirdikten sonra defalarca Üniversite sınavlarına girdim, istediğim bölümleri  kazanmama rağmen işimi nakil yaptırma imkanı olmadığından okullara kayıt yaptıramadım. Bu arada Eğitim Enstitüsü ve İlahıyat da okudum. Tıp ve  Fizik Mühendisliğini kazandığım halde hayal oldu. Son olarak da Hukuk Fakültesinden de kaydımı almak zorunda kaldım..

1981 de Erzincan 59, Toçpu Tugayı Uçaksavar Bataryasında kısa dönem askerlik yaptım. Askere giderken  kızım Ayşe Betül uğurladı askere.

Yurtdışı sınavlarına katıldım. Eylül 1986 da KKTC ye Din görevlisi olarak gönderildim. Eylül 1987 ye kadar Lefke’de görev yaptım. Haytımın en güzel bir yılını geçirdiğime inanıyorum Lefke’de. Gazi lisesinde bir yıl öğretmenlik yaptım. Eylül 1987 de TC Diyanet İşleri Başkanlığı KKTC Temsilciliğine atandım. 1987 – 1990 yıllarında Gazi Mağusa TMK , Namık Kemal Lisesinde ve 1989-1990 Eğitim yılında Öğretmen Akademisinde Öğretmen olarak Çalıştım.  O sırada KKTC vatandaşı olmuştum. Yurtdışı görev süremin tamamlanması sonucu Eylül 1990 da Bursa Müftülüğü bünyesinde din görevlisi olarak tayinim yapıldı. Bursa’ya yerleştik.

Eylül 1994 de Ordu ilinin bir ilçesindeki yatılı böge okuluna Müdürlüğe yetkili Öğretmen olarak tayinim çıktı. Gitmekten vazgeçtim.

Eylül 2004 yılında Yakın Doğu Kolejinde Din Kültürü Öğretmeni olarak göreve başladım. Teknoloji Diplomam da bulunduğundan, şu an Din Kültürü ve Ahlak bilgisi ile Tenoloji (Kariyer) Bölüm Sorumlusu olarak görev yapmaktayım.

Lise  yıllarımda okul takımında Futbol, Atletizm takımında çalıştım. Serbrst stil Güreş Sporunda 62 kiloda Kütahya bölgesini temsil ediyordum. Elemelerde rakibimi üç defa tuşla yenmiştim. Çok da hırslıydım. Fakat Aydın’da yapılacak olan Bölgeler Arası Türkiye Şampiyonasına benim yendiğim rakibimi torpilli olduğu için götürdüler. Zira Amcası Bölge antrenörüydü. Güreşi orda bitirdim.

Lise 2. Sınıftayken Endüstri Meslek Lisesinde açılan  Akşam Kurslarından Metal işleri ve Kaynak Kursuna bir yıl devam ederek sertifika aldım. Elektrik Kaynağı, Oksijen  Kaynağı, Argon Kaynağı, Alüminyum, Çelik Ve Döküm Kaynaği usullerini uygulamalı olarak öğrendik. Yaz tatilinde Kütahya Seyit Ömer Termik Santralinin Elektrafor Kazanlarının Montajında Kaynakcı olarak çalıştım.

Kitap okumayı çok severim. İlokuldan beri aldığım kitaplarım vardır. Kitap okuma alışkanlığım belki de Texas, Tommiks gibi resimli çizgi romanlarla başladı. Hikaye ve romanlar, daha sonra makale ve köşe yazılarıyla devam etti. Felsefe, Tarih ve İslam Tarihi, Tefsir, Hadis ve Fıkhi konularda yazılmış eserleri edindim. Bir ara şiir yazdım. Kütahya Belediyesi Turizm ve Kültür Müdürlüğünün organize ettiği Liseler Arası Şiir yarışmasında ikincilik ödülü olarak 1000 lira almıştım.

Gazete muhabirliği ve köşe yazıları yazdım. Ayrıca 1987-1990 arasında BRT den haftada iki Radyo ve TV konuşmalarım oldu.

Yüzmeyi severdim. Zıbkınla balık avı ve oltacılk sevdiğim aktivitelerdendir. Şimdilerde Zıbkın takımlarımı oğluma bıraktım.  Dağ,  bayır ve orman içinde yürümeyi severim.

Alaturka yemekler damak zevkime uygundur. Bunun için BESOB’un (Bursa Esnaf Odaları Birliği) organize ettiği altı ay süreli ve uygulamalı Aşcılık Ustalık Kursu na “Esnaf Ahlakı nasıl olmalıdır “ Konulu ders öğretmeni olarak devam ederken aynı zamanda kursiyer olarak da eğitimine iştirak ettim. Kurs bitimi sınavda uygulamalı olarak bana Mercimek Çorbası, Rosto, Püre ve irmik helvası yapımı çıktı. Başarı ile Ustalık Belgesi almaya hak kazandım.

Bir karış toprağım yok ama tarımla uğraşmayı çocukluğumdan beri severdim. TC Tarım Bakanlığı Bursa İl Tarım Müdürlüğünün açtığı “İç Mekan – Dış Mekan Süs Bitkileri ve Fidancılık” adlı eğitime iştirak ederek Başarı Belgesi aldım. Okulumuzda da Tarım Derslerine girdim. Okulumuzda 2006 -2007 öğretim yılından itibaren uygulamalı Tarım Dersi verilmektedir..

Çalışmayı ve bir şeyler üretmeyi severim. Merakım bana önce klasik matbaada kurşun-antimon karışımı metal harflerle mürettibliği, dizgi ve baskı tekniğini daha sonra masa üstü yayıncılık, ciltçilik, Lastik veya mor ötesi teknikle polimer sistem Kaşe (mühür); Metal Şablon, Bakır Dövme Tabela, Şilt-Plaket yapımı; Hidrojen Peroksit ile veya bikromat ile pirinç tabakaya asit indirme tekniği; Mürekkebi hiç bitmeyen çok renkli kaşe; ayrıca  her zemine baskı yapılabilen Serigrafi teknikleri vb. baskı teknikleri ile Süblümasyon   ( Her zemine Transfer) baskı; kumaş, pvc. ağaç, winilex, ve deri üzerine sıcak yaldız baskı tekniklerini öğrenmeme yaradı. Kendi kendime CorelDRAW programında grafik tasarımı öğrenmem işlerimi kolaylaştırdı. Bu bilgi ve tecrübelerimi yıllar önce açtığım ve Şimdi oğlumun devam ettirdiği matbaamda geliştirdim. Bu arada Kimya ile ilgimi geliştirme imkanım oldu.

Fotoğrafcılığa merakım lise yıllarındandır. 375 liraya Lupitel marka siyah beyaz 12 pozluk bır makinam vardı.  Sonradan da bir fotoğrafcıdan Agrandizör almıştım. Artık Negatif filimleri ve pozitif fotoğrafları, kardeşimle beraber evimizde oluşturduğumuz Karanlık odamızda  banyo ve tab edidiyorduk. Küçük hassas terazimizle Film Banyo kimyasallarının gramajlarını ölçüp eriyik haline getiriyorduk. Böylece çektiğimiz  resimleri ucuza malediyorduk. Filim banyo sularından (eriyiklerden) Gümüş elde edildiğini öğrenmiştim. Zırnık denilen kiyasalla çökelti elde ettik. ( Zırnık bir bileşiktir, sülfrik asidin sodyum tuzudur) ama Gümüşü ayrıştıramadım. Ancak eletrolizle mümkündü. İmkanlarım dardı. Vazgeçmek zorunda kaldım.

Okulumuzun bünyesinde Müfredata girmiş olan Teknoloji (Kariyer) derslerininden biri olan Tasarım ve Uygulama dersi için hazırlanmış Tasarım Atölyemizde bu bilgilerimizi aktarma gayreti içindeyım. Asıl branşım Din Kültürüdür. İkisi de gayet randımanlı olarak yürüyor. Hem öğrencilerimiz birşeyler öğreniyor hem de kendi kullanabilecekleri ürünleri kendileri yapıyorlar. Ayrıca Okulumuzun plaket, Madalya vs. baskı işleri tasarım atölyemizde hazırlanmaktadır.

© Copyright 2018 | Near East Technology