Serap Göçer

Serap Göçer

Ben 15 haziran 1973′ te babamın görevi dolayısıyla bulunduğumuz Çorum’da dünyaya geldim. Babam öğretmenken çok sevdiği mesleğini bırakarak polis akademisine girmeye karar vermiş. Öğretmenlik mesleğini seçmemin en önemli nedenlerinden biri de babamın öğretmenliği çok sevmesine rağmen bırakamamasıdır. Ben babama karşı görevimi yerine getirme düşüncesiyle bu mesleğe girmeye karar verdim.

Babamın akademiyi bitirmesiyle birlikte Türkiye’nin çeşitli yerlerine taşınmamız da başlamış oldu. İlkokula Çorum Gazipaşa İlkokulunda başladım ve bir aydan daha az sürede hayatım boyunca unutmayacağım ve hep minnettar kalacağım ilk öğretmenimi tanıma imkanım oldu. Daha sonra Elbistan İsmet Paşa İlkokuluna devam ettim. Burada üç yıl süreyle öğrenim gördüm. Daha sonra Iğdır Cumhuriyet İlkokuluna devam ettim. Bu arada çok sevdiğim babamdan görevi dolayısıyla hep ayrı kaldık, her zaman başka şehirlerde görevi başındaydı. Nihayet Muğla’ya taşındığımızda bu hasret sona erdi diye düşündük. Muğla Merkez Ortaokulunda, daha sonra da Muğla Turgut Reis Lisesinde öğrenciliğimi sürdürdüm. Bu arada orta ikide iken babamı kaybettik. Bu, ben ve kardeşlerim, en başta annem için hiçbir zaman azalmayacak bir acı oldu. Ömür boyu çekeceğimiz hasret başladı böylece. Bugün bile adı geçtiğinde aynı acıyı hisseder ve böyle bir babanın kızı olmaktan gurur duyarım.

Muğla benim için çok önemlidir. Babamı orada kaybetmemize rağmen en güzel çocukluk anılarımın olduğu bir yerdir benim için. En güzel anılarımda çok sevdiğim babam ve tüm sevdiklerim var. En sevdiğim yer ise Gökova’dır.

Bu arada annem Vergi Dairesi’nde görevine devam ediyordu. O zamana kadar üç kardeş olarak devam ettiğimiz hayatımıza babamın ölümünden birkaç ay sonra küçük meleğim, kız kardeşim katıldı.

Boş vakitlerimde en çok kitap okumayı seviyorum. Bu tutkum ortaokuldayken başladı ve hâlâ devam ediyor.

Ben liseyi bitirdikten bir süre sonra evlenerek Fransa’ya gittim. Orada 5 yıl kadar kaldım.

Türkiye’ye döndüğümüzde İzmit’ te oturmaya başladık. Oğlum iki yaşındayken üniversite sınavına girmeye karar verdim ve Marmara Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği Bölümünde eğitimimi sürdürmeye başladım. Dört yıllık eğitim süresi boyunca her gün trenle İzmit-İstanbul arasında gidip geldim. Bu sebeple trenle yolculuk yapmayı hiç sevmiyorum.

2004 yılında Kıbrıs’a gelmeye karar verdik ve ben 2004-2005 Eğitim Yılı, ikinci döneminden itibaren Yakın Doğu Kolejinde Fransızca öğretmeni olarak görev yapmaya başladım. Hâlen bu kurumda çalışmaya çok severek devam ediyorum. Bu arada 2005 yılında küçük oğlum Ümit dünyaya geldi. Öğretmenliği seçmemdeki en büyük etken çocuklara olan aşırı sevgidir. Bu kurumda çalışmak bana hiçbir yerde sahip olamayacağım ve benim için çok değerli olan arkadaşları kazandırdı. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum ve geldiğim günden beri tanıdığım öğrencilerin kendini geliştirip, kendi alanlarında başarılı olmalarını görmek beni gururlandırıyor.

© Copyright 2018 | Near East Technology